KOSGEB Destekleri Ve Yararlanabileceğiniz Hibeler

Kosgeb Destekleri

Kosgeb Destekleri ve Alabileceğiniz Hibelerle İlgili Bilgiler

KOSGEB destekleri ve hibeleri sayesinde siz de daha güçlü bir girişime imza atabileceğinizi biliyor muydunuz?

KOSGEB, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın kısaltmasıdır. Çeşitli firmalara girişimleri için birbirinden farklı destek ve hibeler sunan KOSGEB son derece güvenilir ve firmalara destek veren bir kurumdur. Amacı ticarete atılmak ve tamamen kendi işinin patronu olmak isteyen kişiler, KOSGEB aracılığı ile bu isteklerini gerçekleştirebilirler. Kişilere ve firmalara sermaye desteği sunan KOSGEB çeşitli şartlar doğrultusunda kendi işinizin sahibi olmanızı sağlıyor.

Kişiler hayallerini gerçekleştirmek ve kendi işinin sahibi olabilmek için bir miktar sermayeye sahip olmalıdır. Bu noktada sermayesi olmayan kişiler için devlet destekli hibe, kredi ve çeşitli destekler sunulmaktadır. İşte bu noktada KOSGEB ön plana çıkmaktadır. Çünkü KOSGEB sayesinde pek çok işletme kurularak müşterilerine en iyi şekilde hizmetler sunmaktadır. Siz de kendiniz ve işletmeniz için en uygun hibe ve desteklere sahip olmak adına hemen harekete geçebilir ve çeşitli KOSGEB desteklerinden hemen faydalanabilirsiniz. Peki, KOSGEB desteklerine kimler başvurabilir? Gelin KOSGEB ile ilgili tüm detayları hep birlikte inceleyelim.

KOSGEB’e Kimler Başvuru Yapabilir?

KOSGEB desteklerinden iş kurmak isteyen herkesin faydalanabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikle kişilerin iş kurma eğitimi alması gerekmektedir. Bunun yanı sıra kurum tarafından üniversitelerde gerçekleştirilmiş olan Genç Girişimci Geliştirme Programı’na katılarak da KOSGEB desteklerine başvuru yapılabilir. Bu şartları yerine getirdiyseniz ve hangi niteliliklere sahip olanların KOSGEB çatısı altında sunulan desteklerden yararlanabileceğini merak ediyorsanız aşağıda bütün detayları liste şeklinde bulabilirsiniz.

• Yeni bir girişime imza atarak ticari yaşamını başlatmak isteyenler,

• Mevcut iş yerinde geliştirmeler yapmak isteyenler,

• İşletmesini geliştirmek maksadı ile teçhizat ve makine satın almak isteyenler,

• Personel istihdamı ile iş alanı yaratmak isteyenler,

• Girişimini daha geniş kitlelere ulaştırmak isteyenler,

• Yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katılmak isteyenler,

• İşletme çatısı altındaki personeli eğitmek isteyenler,

• Ar-ge çalışmaları ile yenilikçi çözümler ortaya çıkarmak isteyenler.

Siz de yukarıdaki özelliklerden bir veya birden fazlasını taşıyorsanız hemen KOSGEB ayrıcalıklarından yararlanmaya başlayabilirsiniz.

KOSGEB Ne Tür Avantajlar Sunar?

Girişimciler için yeni fırsatları değerlendirmek oldukça önemlidir. Ancak fırsatların farkında olarak girişimlere adım atmak çok daha ayrıcalıklı durumlar doğurur. KOSGEB bu noktada girişimcilerin yaşamını dönüştürecek çözümler ortaya çıkarır. Aşağıda KOSGEB’in siz değerli girişimciler için ne tür avantajlar sunduğunu sıralıyoruz!

• KOSGEB, şirketleşme safhasında kuruluş desteği sunarak finansal anlamda önemli bir kaynağa sahip olmanızı sağlar,

• Bireysel ve toplumsal açıdan fark yaratacağı düşünülen projelere yatırım yapılarak girişimcilerin teşvik edilmesini destekler,

• İstihdam sahasının genişletilmesi sayesinde iş olanaklarını arttırır,

• Ülke ekonomisinin gelişmesine ciddi katkılar yapar,

• Faizsiz geri ödeme seçeneği ile girişimcilerin daha cesaretli olmasına yardımcı olur,

• Kadınların iş yaşamında daha aktif bir şekilde var olabilmesi adına pozitif ayrımcılığı savunur,

• Varlığını sürdüren işletmelerin daha verimli bir şekilde faaliyet göstermesin sağlar.

Tüm bu avantajları ve çok daha fazlası ile girişimcilere adeta kol kanat geren KOSGEB’in destek ve hibe projelerinin çeşitlendiğini ifade edebiliriz. Şimdi KOSGEB çatısı altında en çok tercih edilen desteklere bir göz atalım!

Geleneksel Girişimci Destekleri

Geleneksel girişimci destekleri 60.000 TL’ye varan oranlarda geri ödemesiz destek almanızı sağlayan ve daha başarılı bir işletme yapısına sahip olmanıza destek olan bir programdır. Bu anlamda 2 farklı başlık altında sunulan desteklerle 2 yıllık süre içerisinde işletmenizin daha güçlü bir yapıya kavuşması sağlanır.

İşletmenin kuruluşu esnasında 10.000 TL’ye ulaşan seviyede bir destekten yararlanmanız mümkünken işletme kuruluşunu takip eden 2 yıllık periyotta yılda 20.000 TL olacak şekilde işletme performans desteği verilir. Burada hedef daha fazla istihdama olanak sağlamaktır.

İleri Girişimci Destekleri

İleri girişimci destekleri, geleneksel girişimci desteklerinden farklı olarak makine ve teçhizat satın alınması aşamasında sunulan desteklerdir. Bu desteklerin 100.000 TL ila 300.000 TL arasında değişkenlik gösterebildiği ifade edilmelidir. Destek tutarlarının değişmesinde satın alınması planlanan makine ve ekipmanın teknoloji seviyesi önemli rol oynar. Bunun yanı sıra İşletme Danışmanlığı adı altında da 10.000 TL düzeyinde destekten yararlanmak mümkündür.

Intesabank Türkiye’ye Geliyor

Odeabank ve Burgan Bank’tan sonra yeni bir banka daha Türkiye’ye geliyor.

Daha önce Garanti Bankası ile Finansbank ile ilgilenen İtalyan Intesa Sanpaolo Bankası BDDK’tan lisans aldı.

On iki yıl aradan sonra ilk kez Bank Audi’nin Odeabank’ına izin veren BDDK, 2013’teki ilk iznini Intesabank’a verdi.

2010’da 900 milyon eurodan fazla kar ile yılı kapatan bankanın dünya çapında yüzbin çalışanı, onbir ülkede oniki bankası ve ortaklığı bulunuyor. Bankanın şubesi sayısı ise 7500 civarında.

 

Mediamarkt Kağıthane’ye Az Kaldı

Media Markt

Birkaç yıl önce Metro Grossmarket ve Bauhaus ile başlayan zincir marketlerin ilgisi, yakında açılacak olan Axis Alışveriş Merkezi ile daha da artacak. Metro ve Bauhaus’tan sonra bir diğer Alman perakende devi olan MediaMarkt, Kağıthane’deki şubesiyle Türkiye’deki şube sayısını 28 şubeye çıkarıyor.

Cendere Caddesi ile Sanayi Caddelerinin kesişiminde yer alan Axis AVM’nin yakın bir zamanda hizmete girmesi bekleniyor.

Cari Açık Beklentisi Geriledi

Merkez Bankasının ekim ayı ikinci dönem beklenti anketine göre, 2011 yıl sonu cari açık beklentisi, 72 milyar 649,4 milyon dolara geriledi. Ekim ayının birinci anketinde beklenti 73 milyar 71,8 milyon Dolar düzeyindeydi.

Merkez Bankası, ekim ayı ikinci dönem beklenti anketi sonuçlarını açıkladı.

Ankette, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 8,01’e çıktı. Ekim ayının birinci dönem anketinde bu oran yüzde 7,46 düzeyindeydi.

Ekimin birinci anketinde yüzde 6,4 olan yıl sonu yıllık GSYH büyüme beklentisi ise 6,7’e yükseldi.

Faiz Durmuyor

ÖTV zamları ardından yükselişe geçen gösterge tahvil yüzde 8.33’ler ile başladığı haftada PPK toplantısı sonrası yüzde 9’u aşarak temmuz seviyesine yükseldi.

Merkez’in dolara hamlesi ile kısa süreli bir çekilme yaşayan tahvil Merkez Bankas PPK öncesinde olduğu gibi sonrasında da yükselişini sürdürüyor. Çarşamna gününü yüzde 8.55 bileşik seviyesinden kapatan faiz yeni güne 8.77’den başalarken ilk yarıda gün içinde yüzde 8.90’a kadar çıktı.

Merkez Bankası’nın kararı sonrasında faiz yüzde 9,19 seviyesinde.

İlk yarıda EFSF konusunda çıkan pürzülerin piyasalar üzerindeki olumsuz etkisi İMKB’de gözlendi. Endeks yeniden 56 binlere geriledi.

Merkez Ne Diyecek?

Gözler bugün saat 14.00 kararını açıklayacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında.

PPK’den bir faiz kararı beklenmezken ağırlıklı olarak enflasyon tonlamasında değişiklik olması bekleniyor. Güvercin tonunda daha şahin bir tona geçmesi beklenen Merkez’in kararı ile iligli olarak az sayıda süpriz beklentisi de var. Merkez Bankası son toplantısında da faizi değiştirmemişti. Kurul politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 5.75’te bıraktı. Gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 5’te, gecelik borç verme faiz oranı yüzde 9’da tutuldu.

“TCMB, TL’DE DAHA ZAYIFLIĞA OYNAMAYI MALİYETLİ YAPACAK TEDBİRLER ALABİLİR”
TCMB’nin bugün yapacağı para politikası kurulu toplantısında faizlerin değiştirilmemesini bekleyen Morgan Stanley, TCMB’nin bunun yerine TL’deki değer kaybını önlemeye yönelik olarak, TL’de daha fazla değer kaybına oynamayı maliyetli yapacak tedbirler alabileceğini bildirdi.

Morgan Stanley, TCMB’nin yapabilecekleri olarak, gösterge konumdaki haftalık repo faizini yüzde 5.75’de tutarken, sisteme verdiği fonlamanın miktarını düşürebileceğini işaret etti. Bunun defakto olarak sıkılaştırma anlamına geleceğini belirten Morgan Stanley, bankaları gereksiz döviz pozisyonları almaktan uzak durmaya cesaretlendireceğini vurguladı.

TCMB’nin gecelik borçlanma faizlerini yüzde 5’den 5.75’e yakın seviyeye çıkarabileceğini ifade eden Morgan Stanley, döviz mevduatları için zorunlu karşılık oranının 50 baz puan indirilmesi yoluna da gidilebileceğini belirtti.

GOLDMAN SACHS ZORUNLU KARŞILIKLARI İNDİRMESİNİ BEKLİYOR
Goldman Sachs, TCMB’nin bugünkü Para Politikası Kurulu toplantısında faizleri değiştirmemesini ancak, sisteme daha fazla döviz likiditesisağlamak için döviz cinsinden mevduatlar için zorunlu karşılıklarda indirime gitmesini beklediklerini bildirdi. Goldman Sachs, TCMB’nin zorunlu karşılıkları 50 baz puan indirmesi olasılığı görürken, TCMB’nin TL konusunda şahin dilini sürdürmesini gerektiği takdirde parasal şartları geçici olarak sıkılaştırmaya hazır olduğu sinyalini vermesini beklediklerini vurguladı.

Doların Ateşi İçeriyi Yakıyor

İç hat maliyetlerinde döviz kaynaklı sıkıntı yaşanabileceğini dile getiren Kotil, 2008-2009 yaşanan krizin 2012’de tekrar edeceğini söyledi. Kotil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Krizin tabii alkışı olmaz ama biz şunu biliyoruz kriz çıktığı zaman bazı havayolları birçok Avrupalı taşıyıcı sefer sayısını azaltıyor bu da bize fırsat veriyor, çünkü pazarlarını alıyoruz. Şu anda biz krize hazırız.”

Suudi Arabistan’da uçtuğu noktalara dün Dammam’ı da ekleyen THY’nin Genel Müdürü Kotil, Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine’den sonra Dammam’a yeni bir hattın açılmasından dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti. Türkiye’den Ortadoğu’ya artarak devam eden bir talebin var olduğunu vurgulayan Kotil, bu alandaki büyümelerinin %20 olarak devam ettiğini söyledi.

İşsizler Artık Işsize Danışacak

Böylece işsiz durumdaki 2 bin kişi, iş arayanlara rehberlik yapmaya başlayacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, dünyada son yüzyılın en büyük ekonomik krizi yaşanmasına karşın, hükümet tarafından başarıyla uygulanan güçlü ve istikrarlı mali ve ekonomik politikalarla bu krizin üstesinden gelinerek dünyaya örnek olunduğunu söyledi.

Bakan Çelik, böylesine büyük bir krizin etkilerinin en az hissedilerek, krizden başarıyla çıkılmasında Türkiye ekonomisinin rekabetçi yapısının yanında ekonomiyi canlandırmak ve işsizlikle etkin bir şekilde mücadele etmek için alınan bir dizi önlem ve çeşitli gelir ve harcama tedbirlerini içeren destek paketleri ile sıfır sorun politikası çerçevesinde tüm komşu ve komşu olmayan ülkelerle yürütülen başarılı ilişkilerin etkin olduğunu vurguladı.

Kriz sonrası yüksek büyüme hızına erişen ülke ekonomisinin mevcut durumunun, istihdam hizmetlerinin de daha etkin ve daha verimli olmasını zorunlu kıldığını ifade eden Çelik, bu tür hizmetlerin yerine getirilmesinde gerek işsize gerekse de işverene sunulan danışmanlık faaliyetlerinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Gelişmiş ülkelerde danışmanlık faaliyetlerinin, istihdam hizmetlerinin en önemli ayağını oluşturduğunu anlatan Çelik, örneğin, refah seviyesinin çok yüksek, işsizliğin ise en düşük olduğu ülkelerden biri olan İsveç’te kamu istihdam kurumunda 2010 yılı itibarıyla görev yapan 10 bin 500 civarındaki personelin 8 binden fazlasının danışmanlık hizmeti sunduğunu söyledi. Çelik, İŞKUR’da görev yapan personel sayısının ise toplam 3 bin 297 olduğunu, bu personelin sadece 393’ünün iş ve meslek danışmanlığı eğitimi aldığını, halihazırda danışmanlık faaliyetlerinin bu kişiler tarafından yerine getirilmeye çalışıldığını belirtti.

‘HER İŞSİZE BİREBİR HİZMET’
Türkiye’deki iş gücü dikkate alındığında bu eğitimi alan personel sayısı ile bu kadar önemli bir hizmetin belirlenen hedefler doğrultusunda yürütülmesinin zor olduğunu ifade eden Çelik, bu nedenle, 61. Hükümet Programında da yer aldığı üzere, İŞKUR’a kayıtlı her işsizin bir ”iş ve meslek danışmanı” olacağını ve işsizlere birebir hizmet verileceğini dile getirdi. Çelik, şunları kaydetti:

”Mesleği olan ya da olmayan ayrımı yapılmaksızın tüm iş arayanlara ‘mesleğe yönlendirme’ ve ‘iş bulma’ hizmeti sunulacaktır. Ayrıca, danışmanlar, kişilerin mesleki ve kişisel özelliklerini dikkate alarak iş ortamına daha iyi uyum sağlamaları için yardımcı olacaklardır. Böylece meslek edinme, iş arama, iş bulma ve işte kalma konusunda birebir, kişiye özgü ve yakından takip edilen bir süreç hayata geçirilecektir. Bu sayede, ‘doğru kursiyerin doğru kursa ve doğru işsizin doğru işe’ yönlendirilmesiyle işsizlik oranı ve süresinin azaltılmasında ve kaynakların etkin kullanılmasında önemli katkılar sağlanacaktır.

Bu amaca yönelik olarak, Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ekine Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘iş ve meslek danışmanı’ mesleği eklendi.

Yine aynı şekilde, ilk kez hükümetimiz döneminde Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından belirlenmeye ve belgelendirilmeye başlanan meslek standartları çerçevesinde ‘İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Meslek Standardı’ ile ‘İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Yeterlilik’ belgesini yayımladık.”

Tüm bu çalışmaların sonucunda, İŞKUR’da görevlendirilmek üzere iş ve meslek danışmanı alımı sürecini başlattık. Bu amaçla, İŞKUR tarafından belirlenen kriterlere sahip olan üniversitelerde düzenlenecek olan, 360 saatlik İşgücü Yetiştirme Kurslarına ağustos ayı içinde başlanacaktır.

Bu kurslara katılacak 3 bin 500 kişi, İŞKUR’da çalıştırılacak 2 bin sözleşmeli iş ve meslek danışmanlığı pozisyonuna başvurabilecektir.”

ARANACAK ŞARTLAR
Bakan Çelik, ”iş ve meslek danışmanlığı” eğitiminden yararlanmak isteyen gençlerde, İŞKUR’a kayıtlı olması, herhangi bir işte çalışmıyor olması, en az lisans düzeyinde mezun olması, 10-11 Temmuz 2010 tarihinde yapılan KPSS (B) grubu sınavına girmiş ve KPSSP3 puan türünden 70 ve üzeri puan almış olma şartlarının aranacağını bildirdi.

Bu şartları taşıyan adayların, İŞKUR İl Müdürlüklerine müracaat etmek suretiyle veya kurumun internet sitesi üzerinden başvuru yapabileceklerini belirten Çelik, adayların, puanı en yüksek adaydan başlamak üzere tercih ettikleri üniversiteye ayrılan kontenjana göre yapılacak puan sıralaması sonucunda eğitime başlayacaklarını ifade etti. Çelik, şöyle konuştu:

”Eğitimin tamamlanmasının ardından, test merkezi bulunan, bağımsız ve bu konuda akredite olmuş kurum/kuruluşlar tarafından yapılacak sınav sonucunda başarılı olan kursiyerler, ‘İş ve Meslek Danışmanı Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olacaklardır. Böylece, kamuya eleman alımında ilk kez Mesleki Yeterlilik Kurumu onaylı belge aranacaktır. Bu belgeye sahip olanlar arasından, KPSS B grubu (KPSSP3) puan türü esas alınmak suretiyle seçilecek adaylar İŞKUR İl Müdürlüklerinde sözleşmeli ”iş ve meslek danışmanı” olarak istihdam edilecek olup, Aralık 2011’de göreve başlaması planlanmaktadır.”

ABD’nin Ilk Defa Kredi Notu Düştü

Dünyanın süper gücü Amerika, kredi derecelendirme tarihinde ilk kez kredi notunun düşürülmesiyle karşı karşıya kaldı.
S&P’den yapılan açıklamada, “ABD Kongresi’nde büyük tartışmalar sonrası onaylanan bütçe açığı indirim planının, ülkenin borç sorununu dengeye oturtmada çok uzun ömürlü olmadığını düşündüğümüz için kredi notunu düşürme kararı aldık.” sözlerine yer verildi.
S&P ayrıca, Kongre ve yönetimin ekonomiyi sağlama alma konusunda anlaşmaya vardıkları paketin, hükümetin borç dinamiklerini herhangi yakın bir zamanda sabitleştirme kapasitesine sahip olmadığını kaydetti.
Geçtiğimiz Nisan ayında ABD yönetimine ilk uyarısını yapan S&P, Kongre’nin bütçe açığı indirim planına uzun vadeli güvenilir bir çare bulmasını ve borçların ödenmesini geciktirmekten kaçınmaları gerektiğini belirtmişti.

Obama yönetimi ile meclis üyeleri arasında günlerce süren tartışma ve müzakereden sonra, Kongre muhtemel bir gecikmeli ödeme sinyali veren borç indirim paketine onay vermişti.

MB’nin Kararı Kredi Kullananları Vurdu

Dünya ekonomisinde sıcak günlerin yaşandığı, Türkiye’de de “bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borç sorununa ve küresel büyümeye ilişkin endişelerin giderek güçlenmesi” dikkate alınarak Merkez Bankası’nın aldığı kararlar sonrasında piyasalarda hareketlilik söz konusuyken, dövizdeki yükseliş dövize endeksli kredi kullananların borç yükünü ciddi anlamda artırdı.

Döviz kurlarına bakıldığında, 2008 yılından itibaren İsviçre Frangı’ndaki (CHF) kademeli artışın diğer döviz türlerinin önüne geçtiği dikkati çekiyor.

En fazla artışın görüldüğü İsviçre Frangı’ndaki yükseliş, geçmişte bu yabancı para cinsinden borçlananların ödedikleri TL karşılığı aylık borç miktarlarını artırırken, konut kredilerinde aylık taksit ödemelerinde üç yılda iki katına varan artışlara neden oldu.

KONUT KREDİSİ KULLANANLARI VURDU
Dövizdeki söz konusu yükselişten en fazla etkilenenler ise, dövize endeksli tüketici kredisi kullananlar içinde en fazla payı alan konut kredisi alanlar oldu.

Örneğin; 2008’in Temmuz ayında 1 İsviçre Frangı 1,10 lira seviyesindeyken 100 bin İsviçre Frangı tutarında ve 10 yıl vadeli konut kredisi kullanan borçlu, Ağustos 2008’de aylık 1.234 İsviçre Frangı karşılığı 1.357 lira taksit öderken, Ağustos 2009’da 1 İsviçre Frangı 1,37 liraya çıktığı için aynı miktardaki İsviçre Frangı karşılığında 1.690 lira aylık taksit ödedi.

Konut kredisi borçlusunun Ağustos 2010’da aylık taksit tutarı, 1 İsviçre Frangı 1,44 lira seviyesinde olduğu için 1.234 İsviçre Frangı karşılığında 1.776 liraya, Ocak 2011’de ise yükselişin devam etmesi nedeniyle 2.028 liraya çıktı.

Bu miktar, Ağustos 2011’de 1 İsviçre Frangı’nın 2,20 lira seviyesi dikkate alındığında 2.714 liraya yükseldi. Böylelikle İsviçre Frangı ile konut kredisi alan bir kişinin üç yılda ödediği aylık taksit tutarı iki kat artmış oldu.

EN FAZLA KAYIP İSVİÇRE FRANGI İLE KREDİ KULLANANDA OLDU
İsviçre Frangı endeksli konut kredisi kullanan tüketicinin Ağustos 2011’de gerçekleştirdiği aylık taksit ödemesi geçen yılın aynı ayına göre kıyaslandığında ise yüzde 53, yıl başından bugüne kadar da yüzde 34 oranında arttı.

Bu arada, dövizde son yıllardaki artış trendine bakıldığında 5 Ağustos 2011 itibariyle İsviçre Frangı’nda son bir yıllık artış yüzde 56,85, 2009 sonuna göre yüzde 57,93, 2010 sonuna göre ise yüzde 38,37 oranında gerçekleşti. Aynı dönemde ABD dolarındaki artış sırasıyla yüzde 15,87, yüzde 16,57 ve yüzde 12,58 seviyesinde, eurodaki yükseliş yüzde 24,19, yüzde 14,34 ve yüzde 18,92 oranında, İngiliz Sterlini’ndeki artış ise yüzde 19,09, yüzde 18,11 ve yüzde 19,09 oranında oldu.

Dövizdeki artış göz önüne alındığında son bir yılda tüketici kredilerinde İsviçre Frangı’na endeksli kredi kullanan bir vatandaşın yüzde 56, ABD Doları’na endeksli kredi kullananın yüzde 15, euroya endeksli kredi kullananın yüzde 24’lük kaybı oldu.

Son zamanlarda altın üst üste rekorlar kırarken 5 Ağustos 2011 itibariyle son bir yılda İsviçre Frangı’ndaki yüzde 56,85’lik artış, aynı dönemde yüzde 55,70 oranında artış kaydeden külçe altını da geride bıraktı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre de Haziran 2011 itibariyle dövize endeksli toplam tüketici kredileri hacmi 1 milyar 56 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Bu kredilerde en büyük payı 1 milyar dolarlık hacim ile konut kredileri alırken, ihtiyaç kredilerinin hacmi 30 milyon dolar, diğer tüketici kredilerinin hacmi 16 milyon dolar, taşıt kredilerinin hacmi ise 10 milyon dolar seviyesinde seyrediyor.